Günler önce uyardı, ardından Rusya’da veba şüphesi! ‘Kıyamet Kâhini’ neler söyledi? Covid ve Trump kehanetleriyle de dikkat çekmişti
Güncelleme Tarihi: Ekim 07, 2026 07:55
Daha önce Covid-19 salgınını ve Trump’a yönelik suikast girişimini öngördüğü iddiasıyla gündeme gelen ‘Kıyamet Kâhini’ Craig Hamilton-Parker, bu kez yeni bir pandemi uyarısıyla dikkat çekti. Üstelik günler sonra Rusya’dan gelen gizemli ölüm haberi, Hamilton-Parker’ın sözlerini yeniden gündeme taşıdı. “Akciğerleri etkileyen bakteriyel bir hastalık” diyerek uyarıda bulunan İngiliz medyumun sözlerinin ardından yaşananlar ve vebanın ön plana çıkması kafaları karıştırdı. Peki Hamilton-Parker yine mi bildi, yoksa bu kez yaşananlar yalnızca ürkütücü bir tesadüf mü? İşte detaylar…
İngiltere’de kendisini medyum ve gelecekten haber veren bir isim olarak tanıtan Craig Hamilton-Parker’ın günler önce yaptığı ‘yeni bir pandemi’ uyarısı, Rusya’dan gelen gizemli bir ölüm haberiyle yeniden gündeme geldi. Hamilton-Parker, söz konusu hastalığın bakteriyel olacağını ve özellikle akciğerleri etkileyeceğini öne sürmüştü.
Aradan kısa süre geçtikten sonra Sibirya’da, veba araştırmaları yapan bir enstitüde çalışan 28 yaşındaki Darya Shipilova’nın ağır bir akciğer hastalığı nedeniyle hayatını kaybetmesi ve olayın ardından çok sayıda kişinin tıbbi gözetim altına alınması, sosyal medyada ‘kehanet gerçekleşti mi?’ tartışmasını başlattı.
KAFALARI KARIŞTIRAN UYARI
‘Kıyamet Kâhini’ olarak da anılan Craig Hamilton-Parker, 24 Eylül’de yayımladığı bir videoda gelecekte yeni bir pandemi yaşanacağını öne sürdü. Hamilton-Parker, iddiasının kaynağını ise oldukça sıra dışı bir hikâyeye dayandırdı.
Evine beklenmedik şekilde gelen iki Tibetli keşişten söz eden İngiliz medyum, bu kişilerin yaklaşmakta olduğunu iddia ettiği yeni salgın konusunda kendisini uyardığını söyledi.
Medyuma göre söz konusu hastalık önceki salgınlardan farklı olacaktı. Özellikle göğüs ve akciğerleri etkileyecek bakteriyel bir hastalıktan söz eden Hamilton-Parker, yeni salgının kontrol altına alınmasının daha zor olacağını ileri sürdü. Hamilton-Parker konuşmasında, Tibetli keşişlerin eski metinlerde yaklaşan salgına ilişkin bilgiler ve bir tedavi yönteminden bahsettiklerini de iddia etti.
Ancak medyum, iddiasını kesin bir bilimsel öngörü olarak ortaya koymuyor. Söz konusu açıklamalar herhangi bir bilimsel araştırma, epidemiyolojik model veya resmî sağlık kuruluşunun verileriyle desteklenmiş değil.
Self-proclaimed 'Prophet of Doom' warned of 'another future pandemic' just days before Russian lab worker died of the plague https://t.co/sCqn8BH8vA— Daily Mail US (@Daily_MailUS) October 5, 2026
Self-proclaimed 'Prophet of Doom' warned of 'another future pandemic' just days before Russian lab worker died of the plague https://t.co/sCqn8BH8vA
ARDINDAN SİBİRYA’DAN ÖLÜM HABERİ GELDİ
Hamilton-Parker’ın açıklamalarının ardından Rusya’nın Sibirya bölgesinden gelen haberler, söz konusu videonun yeniden sosyal medyada paylaşılmasına yol açtı. Olayın merkezinde, Irkutsk’taki Veba Araştırma Enstitüsü’nde çalışan Darya Shipilova bulunuyor.
Rus ve uluslararası basında yer alan haberlere göre Shipilova, eylül ayının sonlarında ağır bir akciğer enfeksiyonu belirtileriyle hastaneye kaldırıldı. 29 Eylül’de hastaneye yatırıldığı, 2 Ekim’de ise hayatını kaybettiği bildirildi.
Shipilova’nın çalıştığı kurum ise olayın dikkat çekici taraflarından biri. Irkutsk’taki Anti-Veba Araştırma Enstitüsü, veba ve diğer tehlikeli enfeksiyonlarla mücadele ve araştırma faaliyetleri yürüten uzmanlaşmış bir kuruluş. İddialara göre Shipilova’nın laboratuvarda çalıştığı sırada canlı veba bakterisi içeren bir test tüpünü yanlışlıkla kırdığı öne sürüldü. Bazı bölgesel medya kuruluşları, bu olayın ardından genç çalışanın pnömonik vebaya maruz kalmış olabileceğini yazdı. Fakat bu iddia şu aşamada kesin şekilde doğrulanmış değil.
BUNA RAĞMEN NEDEN KARANTİNA UYGULANDI?
Olayı daha da dikkat çekici hale getiren gelişme ise Rusya’daki sağlık önlemleri oldu. Shipilova ile temas etmiş olabileceği değerlendirilen yaklaşık 200 kişinin tıbbi gözetim altına alındığı bildirildi. Ayrıca Anti-Veba Araştırma Enstitüsü çalışanlarından 60’tan fazlasının tesis içinde izolasyona alındığına ilişkin haberler yayımlandı.
Bazı çalışanların günler boyunca binadan çıkmalarına izin verilmediği, hatta personelin sonuçları beklerken yerde veya sandalyelerde uyumak zorunda kaldığı yönünde yerel kaynaklara dayandırılan haberler çıktı. Ancak bu ayrıntılar Rus makamlarınca bütünüyle doğrulanmış değil.
VEBA İDDİASI NEDEN BU KADAR KORKUTUCU?Tartışmanın merkezindeki hastalık iddiası, pnömonik veba. Vebaya neden olan Yersinia pestis bakterisinin akciğerleri etkileyen bu formu, hastalığın en ciddi türlerinden biri olarak kabul ediliyor. Özellikle tedavi edilmediğinde hızla ağırlaşabilen pnömonik veba, yakın temas sırasında solunum damlacıkları yoluyla insandan insana bulaşabiliyor. Bu özellik, hastalığın diğer veba türlerinden ayrıldığı en önemli noktalardan biri.
KEHANET İLE RUSYA’DAKİ OLAY GERÇEKTEN BAĞLANTILI MI?
İşte olayın en çok tartışılan kısmı da burada başlıyor. Hamilton-Parker’ın 24 Eylül’de yaptığı açıklamada bakteriyel, akciğerleri etkileyen ve kontrol edilmesi zor bir hastalıktan söz etmesi; birkaç gün sonra ise veba araştırma merkezinde çalışan genç bir kadının ağır zatürre nedeniyle ölmesi, iki olay arasında bağlantı kuran paylaşımların hızla yayılmasına neden oldu.
Ancak mevcut veriler, Hamilton-Parker’ın Rusya’daki olayı önceden bildiğini göstermiyor. Birincisi, Rusya’daki ölümün vebadan kaynaklandığı henüz resmî olarak doğrulanmış değil. İkincisi, Hamilton-Parker’ın açıklaması belirli bir ülke, şehir, tarih veya hastalık adı vermiyor.
“Akciğerleri etkileyen bakteriyel bir hastalık” şeklindeki geniş ifade, farklı hastalık ve salgın senaryolarıyla ilişkilendirilebilecek kadar genel. Üstelik bir olay meydana geldikten sonra daha önce yapılmış belirsiz tahminlerin gerçekleşen gelişmelere uyacak biçimde yeniden yorumlanması, kehanet iddialarında sık görülen bir durum. Hamilton-Parker ise bu tür iddiaları daha önce de gündeme getirmiş bir isim.
Hamilton-Parker, daha önce Covid-19 salgınını öngördüğünü de savunmuştu. 25 Eylül 2019’da yayımladığı bir videoda, 2019’un sonları veya 2020’de dünyayı etkileyen grip benzeri bir pandemi gördüğünü söylediği aktarılıyor. Daha sonra Ocak 2020’de yayımlanan bir başka videosunda ise Çin’de başlayıp dünyaya yayılacak grip benzeri bir salgından söz ettiği iddia edildi.
Covid-19’un küresel çapta yayılmasının ardından bu açıklamalar, Hamilton-Parker’ın ‘koronavirüsü önceden bildiği’ yönündeki iddialarının temelini oluşturdu. Ancak burada da benzer bir sorun bulunuyor: Genel ve belirsiz ifadelerin gerçekleşen olaylarla sonradan eşleştirilmesi, bir tahminin gerçekten önceden ve özgül biçimde yapılmış olduğunu kanıtlamıyor.
TRUMP’A SUİKAST GİRİŞİMİNİ ÖNCEDEN BİLDİ
Kraliçe II. Elizabeth'in ölümünü de tahmin eden Hamilton-Parker, bir iki yıl öncesine kadar YouTube kanalında Trump’ın hayatına yönelik bir girişim olacağına dair ürkütücü bir kehanette de bulunmuştu.
Hatırlarsanız 13 Temmuz 2024’te tarihinde Trump seçim mitingi sırasında uğradığı suikast girişiminde sağ kulağından yaralanmıştı. Saldırının ardından yapılan incelemeler sonucunda FBI, Trump’ın kulağına isabet eden cismin doğrudan bir mermi olduğunu teyit etmişti.
O dönem Metro.co.uk’a özel konuşan Hamilton-Parker, Trump’a suikast girişimi yapılacağı sonucuna nasıl vardığını şu sözlerle anlatmıştı:
“Trump’ın hayatına yönelik bir suikast girişiminin olabileceği her zaman aklımın bir köşesindeydi çünkü 2019’da Nadi haritasını okumuştum. Nadi haritaları, bir kişinin yaklaşık 500 yıl öncesine dayanan hayatının tahminleridir ve insanların hayatları boyunca neler yaşayacağını ortaya koyar. Trump ile ilgili çalışmalarımda hayatına yönelik bir girişim olacağını okudum. Ancak bunun hemen olacağını beklemiyordum, erken yaşanması beni şaşırttı.”
ABD DE GELİŞMELERİ İZLİYOR
Tekrar somut olaya dönecek olursak Sibirya’daki gelişmeler yalnızca Rusya ile sınırlı kalmış değil. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Rusya’daki olası veba vakasına ilişkin gelişmelerin Washington tarafından takip edildiğini açıkladı.
Rubio, mevcut durumun alarm gerektirdiğini düşünmediğini, ancak yakından izlenmesi gerektiğini söyledi. ABD ile Rusya arasındaki seyahatin sınırlı olduğunu belirten Rubio, buna rağmen bulaşıcı bir hastalığın ortaya çıkması halinde hızlı yayılım ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Dünya Sağlık Örgütü’nden gelen değerlendirmelerde de mevcut bilgiler ışığında genel nüfus açısından halk sağlığı riskinin düşük göründüğü belirtildi. Ancak kurumun değerlendirmesi, olayla ilgili bilgilerin büyük bölümünün resmî olmayan kaynaklardan gelmesi nedeniyle temkinli bir izleme yaklaşımına dayanıyor.





Yorumlar (1)
Ortaya konanlar gerçekten kapsayıcı bir örnek. 🙏