Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya ifaye çağrıldı
Kaynak, Gokhan Balci/Anadolu Agency/Getty Images
Gündemi BBC Türkçe'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü fon soruşturmaları kapsamında, Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, şüpheli sıfatıyla 7 Ekim'de ifadeye çağırıldı.
Sayan Kaya tasfiye edilen fonlardan haksız kazanç sağladığı iddiaları sonrası AKP'den Genel Başkan Yardımcılığı görevinden 27 Eylül'de istifa etmişti.
Bunun ardından AKP'nin resmi internet sitesindeki sayfası da kaldırıldı.
Ajansların aktardığına göre, Sayan Kaya ve eşi hakkında, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK), suç duyurusunda bulunması bekleniyor.
Bu kanunun 115. maddesi, yasada tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlar bakımından özel bir şart getiriyor.
Bu suçlardan dolayı soruşturma yapılabilmesi için SPK'nın Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunması gerekiyor.
Tüm mal varlıkları için 29 Eylül'de dondurma kararı verilen çiftin 7 Ekim'de ifade vermeleri bekleniyor.
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin elde ettikleri kazançları için gönüllük kapsamında ödeme yapmasına izin verilmişti.
Toplam yedi farklı bankadaki paranın, TMSF'ye ait hesaba transferine izin verildiği bildirilmişti.
Sayan Kaya, 2016-2018 yılları arasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak görev yapmıştı.
Soruşturmalar kapsamında bugüne kadar 85 kişi tutuklandı, çok sayıda kişinin mal varlığıyla ilgili tedbir uygulandı.
İktidar partisi, fon krizinin finansal sistemin geneline yönelik bir risk oluşturmadığını ve usulsüzlük yapanlardan hesap sorulacağını söylüyor.
Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sürecin Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla takip edildiğini, "sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacağını" ve benzer sorunların tekrarlanmaması için hukuki ve idari tedbirler üzerinde çalışıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise 3 Ekim'de fon soruşturmasına ilişkin yol haritasının belirlendiğini açıkladı.
Önceliklerinin Türkiye ekonomisinin zarar görmemesi ve haksız kazanç elde edenlerin adalet önünde hesap vermesi olduğunu söyledi.
"Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden" sürecin çözüleceğini ve "milletin malına el uzatanların yaptıklarının yanlarına kar kalmayacağını" belirtti.
Muhalefet partileri ise, krizin yalnızca birkaç fon yöneticisine indirgenmemesi çağrısında bulunuyor.
Bütün siyasi bağlantıların ve denetim kurumlarının sorumluluğunun da araştırılması talep ediliyor.





Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!